KARS 14.09.2016
- Kevsoş Aktoş

- 28 Eyl 2018
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 11 Eki 2018

Doğrusu yanlış mevsimde Ani Harabelerine gittiğimizi oraya gidince anladık. Hava sıcak zemin tozlu gölgesiz ve engebeli bir alanla karşı karşıya kaldık. Eğer bu tarihlerde yine Kars’ a gelmek istersek hazırlıklı gelmemiz konusunda sevdiceğim ve ben hem fikir olduk. Bu tarihte gezmek isteyenler kesinlikle ince ve hafif kıyafetler tercih etmeli, bolca güneş kremi kullanmalı, şapka kullanmalı, çantalarında su bulundurmalı, rahat yürüyüş ayakkabıları tercih etmeli. Geziye başlamadan önce kesinlikle tuvalet ihtiyacını gidermeli.( Boş arazi alanda zor durumda kalmamak için.) Bolca ıslak mendil ve ferahlatıcı ürünlerde çok ihtiyaç duyulanlar arasında. Harabelere müze kartı ile girilebilirken müze kartı olmayan ziyaretçilerden 8 tl ücret alınıyor. Bölge halkı çocukları ellerinde yöresel ürünlerle bizi harabe girişinde heyecanla bekliyordu.

Giriş kapısı büyük bir taç kapıydı. Bu kapının görkemini tepeyi aşıp geriye baktığımızda görmemiz mümkün oldu. Kapı girişinde ki otopark alanı tarihi yapıyı gölgelemiş ve dünya mirasına nasıl sahip çıkıldığını gözler önüne sermişti. İçeri girdiğimizde doğada yapayalnız parçalanmış bir uygarlığın kalıntıları ile başbaşa kaldık. Kırmızı toprak zemindeki patika yollarla harabeleri gezmek, görüntülemek oldukça keyifliydi. Ermenistan sınırındaki ani harabelerinde mimari ustalık, kubbemsi yapılar, yapıları oluşturan mozaikli renkli taşlar ve daha fazlasını deneyimlemek, günümüze kadar ulaştığını görmek büyük bir şanstı. Gezi sırasında Ermenistan bayrağının dalgalanışını izlerken, yapılarının bizim topraklarımızda varlığını sürdürmesinin mutluluğuyla minik bir gülümseme ekleyiverdik yüzlerimize.

Ani harabelerinden sonra 48km uzaklıkta olan kuyucuk kuş cennetine gitmek için mobil harita uygulaması ile yol bulduk ve düştük yollara. Yol bir anda tarla gibi mi olmaya başladı diye sorgularken bir yandan da ıssız bu yolu köylülerin bile bilmediğini düşünüyorduk. Gerçekten de tarladan geçmişiz. Kuyucuk köyüne varmamız en az 90 dk sürdü. Köye 1km yol kala uzakta küçük bir su birikintisi gördük ve ben Muhsinime ‘‘ Düşünsene bu kadar yolu şu gölcüğü görmek için geldiğimizi dedim. ’’Güldük önce sonra anladık ki ağlanacak halimize gülüyorduk.10 ile 20 km/hız la ilerlediğimiz o 48 km nin sonunda ne bir kuş vardı ne de cennet. Belki mevsimi değildi bilmiyorum ama tam bir hayal kırıklığı oldu bizim için. Suyun etrafında yüzen kuşları oturup izleyerek dinlenmeyi ve termosumuzdaki çay ile keyif yapmayı umuyorduk. Issız bir alanda kendiliğinden oluşmuş bir su birikintisi ile karşı karşıya kaldık. Bu hayal kırıklığına çok kapılmadan merkeze doğru harekete geçtik.

Acıkan karnımızı Kars’ın mutfağındaki seçme lezzetlerle doldurmaya karar verdik. Kaz Evi genellikle yöresel yemeklerin olduğu bir restourant. Adından da anlaşıldığı gibi kaz ile yapılan yemekleri özel ve iddalı oldukları yemekler arasında başı çekiyor. Kaz eti, tavuk eti tadında olup sadece rengi neredeyse kırmızı ete yakın ilginç ve lezzetli bi et. Haşlanmış kaz ve bulgur bizden tam puan aldı. Yanına istediğimiz Hengel hamur parçalarıyla yoğurdun birleşimi. Görüntüsü ile mantıyı yada tatar böreğini çağrıştırıyor. Özelliği soğanlı sosundaydı. Çok güzel bir yemekti hatta ben kaz yemeğinden daha çok beğendim Hengeli. Minnoş karınlarımızı doyurduktan sonra Kars kalesine gitmeden önce çay içmeyi ihmal etmedik.

Tek şeritli yolda su kenarında yükselen kayalık dağın tepesine yapılmış surlar ‘‘ Yahu bu insanlar bu taşları nasıl yukarı taşıdılar. ’’ dedirtecek cinsten olan bu yapı Kars’ın ihtişamını gözler önüne sermektedir. Kaleden şehrin panoroması gerçekten çok güzel görünüyor. Günün sonunda güneşin batışı romantik bir hava katarken surların üzerinde içilen çay ile büyülü güzel hayallere dalıveriyorsun.

Şehrin ve yolun yorgunluğunu alan güzel bir kahve içmek için gidip yine çok beğendiğimiz bir yer. Kahvelerimizin yanına istediğimiz suffle ve ananaslı bademli pasta eşliğinde aşkımıza tat katıp yollara düşmek için güzel mekan.




Yorumlar